Cennetin Çayırları

Kalemini sevdiğim ve okuduğum zaman ayrı bir tat aldığım yazarlardan John Steinbeck . Henüz ilk okulda Fareler ve İnsanlar kitabı ile tanıştım kendisi ile . Yıllar sonra aynı kitabı tekrar okumak nasip oldu . Sonra İnci kitabı ile devam ettim okumaya . Bir üçleme olan Yukarı Mahalle , Sardalye Sokağı Ve Tatlı Perşembe ise instagramda fidan yaparak okuduğum kitapları oldu . Yukarı Perşembe’yi okuyacağımız zaman baskısı tükenmiş ve yeni baskısı da yoktu , sahaflarda fırsattan istifade fiyatları uçurmuşlardı . Ben de pdf olarak okudum kitabı . Şimdi okumak isteyenler için kitabın tekrar basıldığını biliyorum , benim gibi zorluk çekmezsiniz .

Elimdeki son Steinbeck kitabı Cennet Çayırı idi. Kitabı elime aldıktan sonra bitirmeden elimden bırakamadın . Yazarın kaleminde öyle bir sihir var ki en basit konu ve diyalogları bile eğlenceli hale getiriyor.

Cennet Çayırı , Steinbeck’in ilk zamanlar yazdığı kitaplarından birisiymiş. Kitap on iki bölümden oluşuyor ve her bölüm birbiriyle bağlantılı olan öykülerden oluşuyor. İlk bölümde kaçak kölelerinin peşinde koşarken bir İspanyol şirketi tarafından keşfedilen bir vadi olan Cennet Çayırı’na nasıl yerleşildiği , son bölümde ise bir grup otobüs yolcusunun Yüksekten Cennet Çayırı’na bakarak onun hakkında düşündüklerine yer veriliyor. Bu iki bölüm arasındaki on bölümde ise kasabada yaşayan farklı karakterlerin yaşadıkları , iniş -çıkışları ve bahtsızlıklarına yer veriliyor.

Cennet Çayırı’nın enfes doğasının tasvirleri bile benim okumam için yeterliydi aslında. Yazarın anlatımı o kadar başarılı ki o bölgeye gidip yerleşmek geldi içimden . Doğanın tüm renklerinin iç içe olduğu vadide dışarıdan bakanlar için sadece huzur vardır.

Karakterlerin içlerine girmeye başlayınca huzur aramaya gelenler olduğu kadar orada köklenip ailesini genişletmek isteyenler de olduğunu görüyoruz. Ya da peşini bir türlü bırakmayan lanetten kurtulmak isteyenleri. Ortam cennet gibi olsa da içine girildikçe insanların farklı farklı dertleri olduğunu ve aslında dışarıdan bakanlar ile içeride yaşayanların ne kadar farklı hissettiğini gösteriyor bize Steinbeck .

Her bölüm kısa kısa olduğu için sıkılmadan okunuyor kitap. Zaten Steinbeck ‘in kalemi için bile okunmaya değer ..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.