Eğitim-Sen bünyesinde çalışan işçiler, DİSK’e bağlı Sosyal-İş ile Eğitim-Sen arasında süregelen 8. dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin olumsuz sonuçlanmasının ardından iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. İzmir’deki Eğitim-Sen 1 Nolu Şube önünde düzenlenen basın toplantısında, Eğitim-Sen’in çeşitli şubelerinin yanı sıra Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen), Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Büro Emekçileri Sendikası (BES), Tüm Emeklilerin Sendikası 2017, SOL Parti ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) temsilcileri de destek verdi.
Yapılan açıklamada, Sosyal-İş Sendikası, Eğitim-Sen çalışanlarının hakları ve yaşam standartlarının iyileştirilmesi adına önemli taleplerini dile getirdi. 2026 yılının ilk altı ayı için %35,89 oranında bir ücret artışı talep ettiklerini belirten sendika, bunun emekçilerin enflasyona karşı alım güçlerini korumaları açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. İlgili görüşmelerde, ikinci altı ay ve sonraki iki altı ay için Eğitim-Sen memur zammı oranında artış önerilirken, Sosyal-İş ise Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) artı %4 zam talep etti.
Yemek yardımı konusunda ise, Sosyal-İş 12 bin TL önerirken, Eğitim-Sen 8 bin 580 TL’de ısrar etti. Sosyal Yardım konusundaki önerilerde ise, Sosyal-İş 15 bin TL’lik bir artış önerirken, Eğitim-Sen bu teklifi kabul etti. Ayrıca, kırtasiye yardımı için Sosyal-İş birinci yıl için 3 bin 500 TL, ikinci yıl için ise 5 bin TL teklif ederken, Eğitim-Sen 2 bin TL ve 2 bin 500 TL’lik teklifinde ısrarcı oldu. Barınma ve yakacak yardımı talepleri de görüşüldü; Sosyal-İş barınma yardımı talep ederken, Eğitim-Sen bu isteği reddetti. Aynı şekilde, ocak, şubat ve mart aylarında 2 bin TL’lik yakacak yardımı önerisini de kabul etmedi.
Ücretler, kıdem düzenlemeleri ve sosyal yardımlar konularında önemli farklılıkların olduğu belirtilen açıklamada, her iki tarafın da taleplerinde ısrarcı olduğu ve uzlaşı sağlanamadığı vurgulandı. Çalışanların kıdem tazminatlarının artırılması ve daha adil bir dağılım yapılması gerektiği kaydedildi. Açıklamada, emekçi haklarının sadece maaşla sınırlı olmadığı, yaşam kalitesini artıran tüm düzenlemelerin önem taşıdığına dikkat çekildi.
Açıklamanın sonunda, Eğitim-Sen’in memur hak talep mücadelesinde işçi grevlerine verdiği destek vurgulanarak, “Emekçilerin insanca yaşanabilir ücret talebi tartışma konusu olmamalıdır. Eğitim-Sen’in mücadele tarihine uygun olarak, emekçilerin haklı talepleri karşılanmalıdır. Hak mücadelesinde kararlı duruşumuzu sürdüreceğiz. Emek mücadelesi sadece maddi haklarımızı değil, aynı zamanda onurumuzu korumak için verdiğimiz bir mücadeledir. Eğitim-Sen’de haklarımızı savunmaya ve daha adil bir çalışma ortamı oluşturmak için mücadelemize devam edeceğiz.” ifadeleri yer aldı.