Geçmişe Duyulan Özlem

Ice cream stall, seller with ice cream in hands on a white background

Hey gidi günler hey. Ne güzel günlerdi o günler. Çocukluğuma dönmek isterim. Şimdi hiçbir şeyin tadı yok. Sıcak yaz günlerinde mahallemize motorla dondurma satıcısı gelirdi. Çok da paramız yoktu hani. Öyle doyasıya dondurma yiyemezdik. Paramız ancak kaşık ucunda sürülen dondurmaya yeterdi. Dondurma külahı doldurmazdı. Dondurmanın ağır bir kokusu vardı. Dondurmaya aç olan nefsimiz o kötü kokuyu duymazdı.

Her Salı günü öğlen namazından sonra gelirdi dondurmacı. Tam yemek saati olduğu için annelerimiz çağırırdı. Dondurmayı almadan yemeden sofranın başına geçmezdik. Hani geleceği saati biliyorduk. O bekleyiş bir ömre bedeldir. Hayatımda sayısız sınavlar toplantılar ve önemli buluşmalarım oldu. Hiçbir bekleyiş bu kadar heyecanlı ve tutkulu değildi.

Dondurmalarda çeşit yoktu. 4 renk dondurma olurdu. Sütlü kakalo limonlu ve çilekli dondurmalardı. Külahı bile doldurmayan dondurmaları yalaya yalaya bitiremezdik. O dondurmadan aldığım lezzeti şimdi hiçbir dondurmadan almıyorum. O zaman külahı doldurmayan dondurmaları bugün kilo kilo alıyorum. Ne kadar çok olursa olsun o lezzet tat yok dondurmalarda.

Hele ki dondurmaları yerken yapılan sohbetler ve değerlendirmeler bir ömre bedeldi. Şimdiki yemek programları zaten bizim o dondurma yerken yaptığımız değerlendirmeler dikkate alınarak hazırlanmış gibi sanki. Kakolunun şekeri biraz az olmuş, limonlu dondurmada limon tadı yok. Sütlü dondurmayı yaparken sanki sütü biraz fazla kaynatmışlar. En güzeli kakolu en kötüsü de limonlu gibi değerlendirme yapardık.  İşin en güzel yanı dondurmanın sağlıksız olduğunu bizi hasta ettiğini içine bir sürü katkı maddesi katıldığını konuşur önümüzdeki hafta bir daha dondurma almamaya söz verir Salı günü gelince hep birlikte verdiğimiz bu sözü unuturduk.

Geçenlerde 1 kiloluk ünlü bir markanın dondurmasını aldım. Evime götürdüm çocuklarımla yemek için. Çocuklarım dondurmaya burun kıvırdılar. Onlara ne yazık ki çocukluğumda yaşadığım bu anları anlatamıyorum. Anlatsam da anlattıklarım bir nutuktan nasihatten ileri gitmiyor. Çocuklarım babam yine başladı edebiyat parçalamaya. Onun zamanında hiçbir şey yokmuş diyerek alay etmeye başlıyorlar. Anlayacağınız yeni nesle geçmiş neslin yaşadığı sıkıntıların hiçbirini anlatamıyorsunuz.

Çünkü yeni nesil birçok şeye altın tepside hazır olarak sahip oldu.  Bu konuda yeni nesli suçlamak doğru değil. Çünkü bize de geçmişte aynen bu şekilde her şey altın tepside sunulsaydı emin olun biz de bu şekilde olurduk. O yüzden yeni nesle mümkün olduğunca her şeyi hazır sunmamaya özen gösterin. Malın kıymetini bilmesi için birçok konuda o malın yokluğunu hissetmesini sağlayın. Oyuncağı kırıldı diye hemen yeni bir oyuncakla yerini doldurmayın. Bırakın o oyuncağın yokluğunu biraz çeksin. O oyuncağın yokluğunu anlasın. Neleri kaybettiğini bilsin. Yaptığı hatanın bedelini çeksin. Bedel ödemediği sürece hata yapmaya devam edecektir ve hatalarından emin olun ders almayacaktır. Çünkü birçok hatasını hata olarak bile görmeyecek farkına varmayacaktır.

Makale Yazarı: Emrah Berber

22 Mart 2022 Gazipaşa/Antalya

7 Replies to “Geçmişe Duyulan Özlem

  1. Keşke o günler geri gelse. Güneş tepemizdeyken akşama kadar mahalle arasında top oynardık zamanın nasıl geçtiğini anlamazdık.dert yok tasa yok. Okuldan eve gelince çantamizi eve atardık dışarıya çıkardık. Akşam olunca da gözümüzden uyku suzulurdu ödevlerimizi bitireceğiz diye.

  2. Evet insan oğlu olarak geçmişe ayrı bir özlemimiz var .çocukluğumuz gençliğimiz .Çok büyük bir emekle anlatılıp yazılmış elinize emeğinize saglik

  3. Eskiler çok başkaydı… Yaşamayan o günleri o en ufak şeylerin zevkini bilemez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.