
– Yeni şarkınız “Sonum Ol” hayırlı olsun. Oldukça iddialı bir söz, hazırlık süreci nasıl geçti, kimlerle çalıştınız? Bu çalışmada dinleyicilerinize Melis’in hangi yeni yönünü göstermek istediniz?
Çok teşekkür ederim. “Sonum Ol” benim için gerçekten özel bir şarkı. Hazırlık süreci de çok keyifli geçti çünkü bu şarkıyla birlikte uzun zamandır yapmak istediğim bir şeyi gerçekleştirdim ve ilk kez bir şarkımın gitar kayıtlarını kendim çaldım. Küçüklüğümden beri gitar çalmak isteyen biri olarak benim için çok heyecan verici ve duygusal bir deneyimdi. Prodüktör koltuğunda Arel Koray Nalbant vardı. Ekip arkadaşlarımdan Ömer Alp Karaçalı (Davul) ve Emre Can Tekinel (Bas Gitar) ise enstrümanları ile eşlik etti. Sanırım bu şarkıda dinleyicilerime biraz daha cesur, biraz daha kendine güvenen ve müziğinin her alanında daha fazla var olmak isteyen bir Melis göstermek istedim.
– Klipte aşkın en saf, en duru halini işlemişsiniz. Bende öyle bir izlenim yarattı. Klibin arka planından da bahsetmenizi istesem?
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin
Aslında şarkı, karşılık beklemeden, hatta belki biraz da kendinden vazgeçerek seven bir kadını anlatıyor. Klipte de bu duyguyu daha saf, sade ve gerçek bir yerden anlatmak istedik. Benim için klibi özel kılan bir diğer şey de eşim Berkay’ın klipte oynaması oldu. Şarkının anlattığı ilişki bizim ilişkimizin tam tersi olsa da birlikte başka bir anı biriktirmiş olduk. O yüzden klibi izlediğimde hem şarkının hikâyesini hem de bizim için çok güzel bir dönemi görüyorum.

“BİR İNSANI ÇOK SEVMEKLE KENDİNDEN VAZGEÇMEK AYNI ŞEY DEĞİL”
– Aşk uğruna her şeyi göze alanlardan mısınız? En uç noktanız nedir, ne yapabilirsiniz mesela?
Ben sevdiğim zaman gerçekten çok seven biriyim. Ama yaş aldıkça şunu öğreniyorum sanırım: Bir insanı çok sevmekle kendinden vazgeçmek aynı şey değil. Eskiden aşk uğruna daha fazla şeyi göze alabileceğimi düşünürdüm ama bugün sınırlarımı daha iyi biliyorum. Yine de sevdiğim insan için elimden geleni yaparım. Benim en uç noktam sanırım onun mutluluğunu kendi mutluluğum kadar önemsemek olur. Ama artık kendimi tamamen yok sayacağım bir aşkın içinde olmak istemem.
– Şarkının ilk cümlesi “Seni sevmek yavaşça işleyen hastalık”! Aşk bir hastalıktır diyebilir miyiz?
Bence sağlıklı bir aşk hastalık değil ama bazı aşklar gerçekten hastalık gibi işleyebiliyor. Yavaş yavaş sizi ele geçiriyor, neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt edemediğiniz bir noktaya getiriyor. Şarkıdaki aşk da biraz böyle. Kişi aslında ona iyi gelmediğini biliyor ama yine de vazgeçemiyor. “Seni sevmek yavaşça işleyen hastalık” cümlesi de tam olarak bu hissi anlatıyor.
– Şarkılarınızda çok güçlü bir melankoli ve sinematik bir atmosfer var. Bu hüzünlü ve derin sound, Melis’in iç dünyasının bir yansıması mı, yoksa müzikal olarak kendinizi en rahat ifade ettiğiniz güvenli alan mı?
Aslında ikisi de diyebilirim. Günlük hayatımda oldukça enerjik, neşeli ve hareketli biriyim ama müzik yaparken daha melankolik tarafım ortaya çıkıyor. Sanırım söyleyemediğim, anlatamadığım ya da günlük hayatta üzerini örttüğüm duyguları şarkılar aracılığıyla dışarı çıkarıyorum. Melankolik ve sinematik sound da kendimi en rahat ifade ettiğim alanlardan biri. Ama bunun bir güvenli alana dönüşüp beni sınırlamasını da istemiyorum. Yeni şeyler denemeyi ve müziğimde farklı taraflarımı göstermeyi seviyorum.

PEMBENİN FARKLI TONLARI : MELİS KARADUMAN
– Aslında cıvıl cıvıl bir iç dünyası var Melis’in. Bir videonuzda pembelerin hâkim olduğu bir odanız vardı. Melis’in dünyasını hangi renk ifade eder?
Kesinlikle tek bir renk seçmek benim için çok zor ama sanırım pembe derdim. Çünkü pembe hem neşeli ve enerjik hem de kendi içinde çok farklı tonları olan bir renk. Ben de biraz öyle olduğumu düşünüyorum. Bazen çok canlı, bazen daha pastel, bazen de biraz karanlık bir pembeyim. Ama hayatımda renklerin olmasını gerçekten çok seviyorum.
– Bir şarkının ilk tohumu sizde nasıl atılıyor? Önce bir melodi mi canlanıyor zihninizde, yoksa kâğıda dökülen bir cümle mi her şeyi başlatıyor?
Bende genellikle melodi ve söz birlikte geliyor. Bazen gitarı elime alıp akorlarla oynarken bir melodi çıkıyor ve o melodinin üzerine bir cümle kendiliğinden geliyor. Bazen de gün içinde aklıma bir cümle düşüyor, hemen telefonumun notlarına yazıyorum ve aylar sonra o cümle bir şarkıya dönüşebiliyor. Şarkı yazmanın en sevdiğim tarafı da bu sanırım; neyin, ne zaman bir şarkının başlangıcı olacağını hiç bilmiyorsunuz.

– Kendi şarkılarını yazan bir müzisyen olarak, yazım sürecinde sizi en çok ne besler, bir toteminiz ya da rutininiz var mı?
Beni en çok yaşadıklarım ve gözlemlediklerim besliyor. Yazdığım her şarkının birebir benim hikâyem olması gerekmiyor. Bazen bir arkadaşımın yaşadığı bir şey, bazen izlediğim bir filmdeki sahne, bazen duyduğum tek bir cümle bile beni etkileyebiliyor. Çok belirgin bir totemim yok ama yalnız kalmaya ihtiyacım oluyor. Biraz kendi dünyama çekilip gitarımla ya da piyanoyla baş başa kaldığımda daha rahat yazıyorum.
– Cover’da da oldukça başarılısınız. Özellikle “Bu Sabahların Bir Anlamı Olmalı” şarkısını sizden dinlemeyi kendi adıma çok seviyorum. Var mı böyle bir cover albüm ya da single planı?
Çok teşekkür ederim, bunu duymak beni gerçekten mutlu etti. Cover söylemeyi çok seviyorum çünkü sevdiğim ve beni etkileyen şarkıları kendi dünyamdan geçirerek yeniden yorumlamak benim için çok keyifli. Zaten “Biz Bize Live” projesi de biraz bu sevgiden doğdu. Şu an için netleşmiş bir cover albüm planım yok ama özellikle 2000’ler Türkçe rock şarkılarıyla ilgili yapmak istediğim şeyler var. O dönemin müziği beni çok besliyor. Dolayısıyla ileride böyle bir projeyle karşılaşmanız hiç şaşırtıcı olmaz.

“BALAYINDA YENİ ŞARKIMIN KLİBİNİ ÇEKTİK”
– Yeni şarkıyı da hemen sorayım, adettendir
Ne zaman gelir, hareketli mi romantik bir şarkı mı olur?
“Sonum Ol” daha çok yeni olduğu için onun heyecanını yaşıyorum ama tabii ki yeni şarkılar da yolda. Şuan Tayland’da balayında yeni şarkımın klibini de çektik. Sanırım ilk yaz şarkımı yaptım. Ağustos ayında tekrar görüşeceğiz.
– Konserler, etkinlikler, sahneler var mı sizi dinleyebileceğimiz?
Sahne benim müziğin en sevdiğim taraflarından biri. Dinleyiciyle aynı ortamda olmak, şarkıları birlikte söylemek ve o enerjiyi birebir hissetmek benim için gerçekten çok başka. Yeni konserler ve etkinlikler üzerinde çalışıyoruz. Netleşen tarihleri her zamanki gibi sosyal medya hesaplarımdan paylaşacağım. Umarım çok yakında bol bol canlı canlı görüşürüz.
– Son olarak sevenlerinize buradan neler söylemek istersiniz?
Öncelikle şarkılarımı dinleyen, paylaşan, konserlere gelen ve yıllardır benimle birlikte büyüyen herkese çok teşekkür etmek istiyorum. Bağımsız bir müzisyen olarak yaptığım her işte dinleyicilerimin desteğini gerçekten çok yakından hissediyorum ve bu benim için çok kıymetli. “Sonum Ol”u dinleyen ve kendi hikâyesinden bir parça bulan herkese ayrıca teşekkür ederim. Daha anlatacak çok hikâyem, söyleyecek çok şarkım var. Umarım uzun yıllar boyunca birlikte büyümeye ve müzikte buluşmaya devam ederiz. Sevgiler.

