Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Google, iş görüşmelerinde yapay zeka kullanımına yönelik dikkat çekici bir adım attı. Şirket, yazılımcı mülakatlarında adayların yapay zeka asistanı kullanmalarını sağlayarak, bu alandaki yetkinliklerini ölçmeyi amaçlıyor.
Google, Meta ve Microsoft gibi devler, günümüzde kodlama süreçlerinde yapay zekayı aktif bir şekilde entegre ediyor. Bu durum, teknoloji sektöründeki dengeleri hızla değiştirirken, iş olanaklarının azaldığı bu şirketlerde çalışanların da yapay zekayla uyumlu bir geleceğe adapte olmaları gerektiği vurgulanıyor.
Son gelişmeler, Google’ın bu dönüşümdeki en somut örneklerden birini sunduğunu gösteriyor. Şirket, yazılım mühendisliği pozisyonları için gerçekleştirdiği mülakatlarda adayların yapay zeka asistanı kullanmalarına izin veren yeni bir sistemi denemeye başladı. İç kaynaklara göre, bu sistem “modern mühendislik dünyasıyla daha uyumlu” bir işe alım modeli oluşturmayı amaçlıyor.
İlk aşamada ABD’deki belirli ekiplerde uygulanacak olan pilot programın başarılı olması durumunda, daha geniş bir kitleye yayılması bekleniyor. Google’ın yeni sisteminde, özellikle “code comprehension” yani mevcut kodu anlama ve analiz etme becerisi ön plana çıkıyor. Yılın ikinci yarısında uygulamaya konulması planlanan bu formatta, adaylar kendilerine sunulan bir kod tabanını inceleyip analiz ederken onaylı bir yapay zeka asistanından faydalanabilecekler.
Adaylardan yalnızca kod yazmaları değil, aynı zamanda mevcut sistemin anlaşılması, hataların tespiti, performans optimizasyonu ve yapay zekanın ürettiği çıktıları doğrulama gibi beceriler de bekleniyor. Ayrıca, mülakatlarda değerlendirilecek unsurlar arasında adayların yapay zeka ile çalışma yetkinliği, yani “AI fluency” da bulunuyor. Adayların doğru komutlar yazabilmesi, yapay zekanın verdiği cevaplardaki hataları fark edebilmesi ve gerektiğinde bunları düzeltebilmesi önemli kriterler arasında yer alıyor.
Pilot aşamada kullanılacak yapay zeka asistanı ise Google’ın kendi geliştirdiği Gemini modeli olacak. Google, yakın zamanda yaptığı bir açıklamada, şirket içindeki yeni yazılımların yaklaşık yüzde 75’inin yapay zeka desteğiyle oluşturulduğunu belirtmişti. Benzer şekilde, OpenAI Başkanı Greg Brockman, yapay zekanın yazılım geliştirme sürecindeki etkisinin kısa sürede yüzde 20’den yüzde 80’e yükseldiğini ifade etti.
Bu hızlı değişim, yazılım mühendisliği mesleğinin doğasının da evrildiğini gösteriyor. Geçmişte teknik mülakatlarda adaylardan sıklıkla algoritmaları ezbere yazmaları ya da klasik problemleri çözmeleri bekleniyordu. Ancak üretken yapay zekaların bu tür görevlerde daha başarılı hale gelmesi, şirketleri yeni becerilere yönelmeye zorladı. Artık önemli olan sadece kod yazmak değil; yapay zekanın ürettiği kodu anlayabilmek, güvenlik açıklarını tespit edebilmek ve ortaya çıkan sistemleri doğru yönde yönlendirebilmek.